Yazılarım E-postana gelsin.

Yaz E-Postanı!

22 Temmuz 2020 Çarşamba

Şiddet'e bakış açınızı sorgulayın!

mehmetcanyarar

Şiddetin şekli temelinde uygulanma yolu ile ayrılır, uygulandığı kişi ya da nesneye göre değil. Fiziksel şiddet, ruhsal-psikolojik şiddet, ekonomik şiddet, sosyal şiddet gibi. Bütün bu yıkıcı davranışların kime uygulandığından bağımsız zarar gören kişi bazen soyut (mesela depresyon gibi organik olmayan) bazen de somut (ekimozlar, kırıklar, açlık, susuzluk gibi.) sonuçlar yaşar.


Anlamı parçalamak olan bir kelimedir şiddet. Fiziksel, ruhsal, sosyal, ekonomik... Artık hangi yönden değerlendirmek isterseniz.

Şiddetin türleri;
  • Kişinin kendisine
  • Bireyler arasında
  • Kollektif

Kolektif kısmını tartışmayı bırakalı çok oldu. Dünya savaşlarından sonra değişen dünya düzeniş içinde hipnotize olmuş bireyler kendilerine uygulanan bir çok haktan mahrum etme ve emeklerini çalma durumunun ortaya çıkardığı şiddeti varlığı görmezden gelmeye başarmış durumda. Toplumsal olarak bakış açımızı yöneten medyadan kopan bir grup arka tarafta duruma isyan edip bağırsada azınlık sesi gibi bastırılıp yok edilmeye mahkum bir şekilde yaşıyorlar.

Ancak unutmamak gerekli, biz varken topluluklar var, biz olmadığımızda o topluluğun varlık amacı da yok oluyor.

Bireyler arası kısım ise gündeme oturmuş vaziyette. Toplumsal yasaların yetersizliğinden dem vuranlardan farklı düşündüğüm bir nokta bu benim. İki konu var;

İlki tanımlayamamak. Zaman bize tanımlama yeteneğinde büyük artış sağladı. Bireysel yayıncılığın arttığı dönemimizde her türlü olayı büyük bir basın gücüne ihtiyaç duymadan dünyanın geriye kalanına daha kolay ulaştırıyoruz. Bu da daha önce postanın 1 ayda ulaştığı taşra köyünde yapılan zülmün sesinin yok olmaması sağladı. Hepsini görür oldu. "Bu toplum nereye gidiyor?" diye haykırmak onun için yanlış, bu toplum zaten orada idi, biz görmüyorduk. Şimdi aşikare oluyor. Bunu anlamak isteyen kişilerin o plazalardan inip taşralara karışmasını, orada bir nefes solumasını öneririm.

İkinci konu ise yasalar. Demokrasi ülkesinde yaşıyoruz. Bu cümle çok önemli, çünkü cumhuriyet üstün zekanın savunduğu bir görüş iken demokrasi çoğunluk görüşüdür. Yani çoğunluk hırsızlığı doğal kabul ederse hırsızlık cezası olmayan bir davranış olur. Hala iyi bir davranış olmasada. Toplumsal normlarımızın eğitime dayanmadığı bir yerde yaşıyoruz. Çoğunluğun dediğinin önemli olduğu yerdeyiz. Kötüler çoğunluğa geçince bakış açısı da oraya kayar.

Yargılarımız, anın olayları ile kişileri ile olunca, konunun temelinde olgu silik kalıyor. Bir devri değiştirmek için o olguya yaklaşımımız değişmeli, kişilere değil...

18 Temmuz 2020 Cumartesi

Review: Demiryolu Hikayecileri

mehmetcanyarar
nyucel's diary: Oğuz Atay okuma rehberi Demiryolu Hikayecileri by Oğuz Atay
My rating: 5 of 5 stars



Aynı yerde kalan, hiç top sesi duyulmayan, günde bir iki trenin geçtiği, gece yarısı ekspressinde ufak dünyaların satıldığı bir hikaye...

İzbe bir yerde, savaş döneminde, peynir ekmek gibi satılan hikayeleri anlatan bir Oğuz Atay öyküsü. 3 hikayeci arkadaşın bir tren garında silik bir yaşantısının en gerçekçi halini gösteriyor. Hasta olan bir genç yahudi, bir genç kadın, bir kunduracı... Biriken ve sepetteki hikayeler... Genç kadının, ölü Yahudinin veya yazarın sepeti...

Güzel bir hikayenin farklı tadı var, bu da o güzel tadı olan hikayelerden.

View all my reviews

13 Temmuz 2020 Pazartesi

Review: Kırmızı Defter

mehmetcanyarar
Kırmızı Defter Kırmızı Defter by Paul Auster
My rating: 5 of 5 stars

Amerikalı roman yazarı, döneminin güzel parçalarından bir tanesi olarak tamamladığını düşündüğüm bir kitabı yazmış.

Bölümler içinde farklı dünyaları okumayı öğreniyor insan. Gerçek yaşam öyküleri içide bazen bıçak sırtında kalan durumları bazen uçarı fikirleri görüyor.

İlk defa, Granta isimli bir derginin 1993 yılındaki 44. sayısında basılan bu hikayeler her bölüm içinde farklı bir duygu katmaktadır. İçerisinde 13 öykü buludnuran, özgün noktaları ile akıcılığını koruyan bu yazının her hikayesi farklı bir kovalamacaya sokuyor. Her sayfa hızlıca sonuca gitsin diye haller kuruyor insan.

View all my reviews

Özlem Ekici, Personal Blogger Templates | Blog aa

Levla'nın Not Defteri - Kişisel Blog | Bütün Hakları Saklıdır | Copyright © | 2016 - 2022