Yazılarım E-postana gelsin.

Yaz E-Postanı!

29 Ağustos 2022 Pazartesi

İnstagram'da ilk temas nasıl olmalı?

mehmetcanyarar


Instagram bana kalırsa romantik bir yerdir. Sadece birinin resimlerine bakarak ondan hoşlanıp hoşlanmayacağınızı anlayabilirsiniz.

Peki, şimdi deli gibi aşık olduğunuza göre, hiç tanımadığınız instagramdaki kızla nasıl iletişim kuracaksınız? Einstein gibi ben de hayatın önemli sorularını çözmeyi seviyorum.

E = mc2, Instagram = Aşk gibi. Oyladim.com - Bahis Şikayet ve Oylama Platformu


Şimdi bu örnek için, ortak Instagram denklemi diyelim: onu takip ediyorsun ama o seni takip etmiyor. Kısa vadeli hedefin onun radarına girmek ve hatta belki de ondan bir "beğeni" almak, uzun vadeli hedef bir "geri takip" almaktır, çünkü Instagram'da iki bekar insan birbirini takip ederse, temelde evlidirler. Bu kanundur. Şaka bir yana geri takip aldığınızda işin çoğunu halletmiş olacaksınız. :)


Temelde ilk hedefimiz, ona mesaj atmak değil onun postlarına veya attığı story'lere yanıt vermektir. Arkadaşlar Türkiye'de yaşıyoruz, bir kıza instagram'dan günde kaç mesaj geldiğini tartışmaya gerek yok. Amacımız onun dikkatini çekmek, attığı story'de konuyla alakalı mesaj göndermek.

Siz onun dikkatini çektikten sonra o size geri dönüş sağlayabilir, lütfen tüm fotoğraflarını beğenmeyin. Seçici olun, en az beğenilen fotoğraflarını beğenin.




17 Ağustos 2022 Çarşamba

Review: Kalbinde İyilik Biriktirenin Yolu Hep Açıktır

mehmetcanyarar
Kalbinde İyilik Biriktirenin Yolu Hep Açıktır Kalbinde İyilik Biriktirenin Yolu Hep Açıktır by Devrim Yalkut
My rating: 5 of 5 stars

Aşkın son yüzyıllardaki karşılığı Mevlana ve Şemsin agapesi içinden yani tam dilimize çevirecek olursak "gönül dostluğu" içinden gelmektedir. Kelimelerin zaman içindeki devinimi, dilin canlı olması, yaşanan her organizma gibi zaman içindeki değişimi de bize başı şeylerin tam anlaşılması için o güne dönmemiz gerektiğini hatıurlatmaktadır.

İki dostun, birbirine sohbeti yani halveti ile şereflendirdikleri ömürleri, birbirlerine rüyalarından başlayıp, eşrafın sohbet mecsili dışında kalıp kıskançlığı içinde bir dostluğu/aşkın muhabbetini yıkışına kadar geçen sürede dünyaya bir çok iz kaldı.
Birisi mesnevi, birisi şiirleri...
O güzel satırlar arasında öğrenecek çok şeyimiz var.

View all my reviews

7 Temmuz 2022 Perşembe

Review: 60 Dakikada Klasik Müzik

mehmetcanyarar
60 Dakikada Klasik Müzik

60 Dakikada Klasik Müzik by Ozan Tunca
My rating: 5 of 5 stars

- Sıkılmıyor musun?
- Ne buluyorsun?
Klasik müzik yapısını anlamanın farklı bir boyutu için tanımlayıcı bilgileri içeren bu kitap ve buradaki bilgilerden yola çıkarak topladığım bilgiler ile sizlere bir blog metni sunmak istiyorum.


İlk iki sorudan sonra, baktığınız şeyi görmek, dinlediğiniz şeyi duymak üzere tanımlanmış bir kitap olarak önümüze çıkıyor.
Klasik; zamanın tüm devinimini kırmış, eskitilemeyen bir parça, evrensel bir yapı halinde olmasıyla önümüze çıkıyor. Bunun bir parçası olan klasik müzik de evrensel ve çağ ötesindedir. Ritmin, tınının veya insan sesinin kattığı değerleri içerir.

Yapısal Parçalar

Müziğin niteliğini tanımak ve evrensel yapısını anlamanın bir parçası olarak "Klasik Müziği" tanımak ve öğrenmek gerekli. Besin bir besleyici olarak karşımıza çıkarken, ruhun beslenmesini sağlayacak o ana öğe ise duygulardır. Müzik ise duyguların tınılara, ritme ve notalara dökülmesiyle ruhu besleyen elementtir. 


Melodi; müziğin içindeki ruhun bir parçasıdır. Barok dönemindeki içiçe geçen, klasik dönemdeki ruha işleyen, romantik dönemde ise uzunluğu ile hissedilen tarzdadır.


Ritm; seslerin uzunluğu ile melodinin şeklini veren bir yapıdır. Modern müzikte sözlerin etkisiyle tam hissedilmemesinin yapısını davullar ile hissettirken, klasik müzikte bu melodinin içinde işlenmektedir.
Bir melodi çok sesli veya tek sesli olarak ortaya çıkan bir yapıdır.


Armoni; çok sesli müzikteki değişik melodilerin çok boyutlu yapısının müziğe kattığı perspektiftir.
Müziğin içindeki sesin farklı nüanslarda işlenmesi ruha etkisini ortaya çıkartabilir. Monoton yapının içine renk katan bu yapı müzikal içeriğin niteliğini değiştirir. İtalyanca terimler ile (piyano (hafif), pianissimo (çok hafif), forte (güçlü) ve fortessimo (çok güçlü)) nitelikleri belirtilen melodi ruh üzerindeki etkilerini değiştirir. Volümün artışı yani kraşento yapısı veya azalışı yani dekraşento yapısı ile tadında farklı yapılar ortaya çıkartmaktadır.


Tempo; müziğin içindeki hızın yapısıdır. Duyulan her eserde, ruhun içinden gelen bir anda ayakla bir anda elle tutulmaya başlayan ritm gibidir. Klasik ve barok dönemde tempo değişimleri çok sık karşımıza çıkmaz iken romantik dönemde bu etki çokça kullanılmaktadır.


Müziğin bir başka elementi ise duygusudur. Her eserin doğduğu döneme ait olarak meydana gelen o duyguyu tekrar tekrar icra ederken yakalamak o müziği hissetmek için en önemli yapısıdır.

  • Allegro: Canlı ve hayat dolu
  • Dolce: Tatlı
  • Espressivo: Duygulu ve ifadeli
  • Meastoso: Görkemli


Dans ritm ile işlenirken, şarkı ise melodinin işlendiği kısım olarak karşımıza çıksa da, farklı duygular içinde farklı şekilde de işlenebilmektedir.

Tını; çalgıların farklı yapıların meydana getirdiği sestir. Müzik yaparken seçilen renk gibi müzik yaparken meydana gelecek olan renklerin seçiminde hangi çalgıdan hangi tınının geleceğini fark etmek gerekli, bu sayede ortaya konacak eserin yapısı tanımlanabilir.

Biçimsel yapı içinde anlaşılmayı sağlamak için değişen ritm ve melodiler aynı zamanda tekrarlara düşerek anlaşılır yapınun korunması da sağlanmaktadır. Bütünlüğün bir parçası olarak tekrarlar ile kalıcılık meydana gebilir.

Tarihsel Dönemler:

Barok Dönem: Bölümler arasındaki kontrast, sesin şekli, ritm ve değişim ile kendini gösterir. Önemli sanatçılarından birisi ise Vivaldidir.


Klasik Dönem: Müziğin daha üst kesime hitap ettiği, Yunan kültürünün canlandırılmaya çalışıldığı sade bir anlatımın hedeflendiği, simetrik ve dengeli yapının arandığı dönemdir. Önemli sanatçılardan birisi Mozarttır.


Romantik Dönem: Duyguların değişimi ile kişinin kendisi için yaptığı müziğin vurgulandığı bir yapıdır. Mantığın ötesinde duygusal çalkantıların hissedildiği bir yapıdır. Kendi iç dünyasına dönmüş bir dönemdir. Önemli sanatçılarından birisi Beethoven'dır.


20. Yy. müziğinde ise Dünya savaşlarının etkisini ve meydana gelmiş huzursuzluğun yapısını geleneksillikten uzak şekilde müziğe yansıtıldığı bir dönem meydana gelmiştir. Bu dönemin bestecileri için tıklayınız.

Örnekler ile Klasik Müzik

1.  Çaykovski tarafından yazılmış olan bu eser, romantik dönemin bir parçası olarak karşımıza çıkar. Eser içerisindeki enstrümanlar, aşıklar arsındaki duygunun hissedilmesini sağlamaktadır.

 
 
2. Yine Çaykovski'ye ait olan bu eser, ritmin ani değişimlerinin hissedildiği güzel örneklerden birisidir.

 
 
3. Vivaldi tarafından oluşturulmuş olan bu eserde, mevsimlerin yapısı gösterilmektedir. Özellikle baharın gelişinin müjdelendiği anlarda enstrümanlar doğanın içinden sesler ile bize seslenmektedir. Kuşların cıvıltısı arkadan hissedilmektedir.
 

4. Fransız besteci olan Maurice Ravel 20. yy Müziği için önemli eserler veren bestecilerdendir. Bolerosunda farklı enstrümanların tını ile müzikteki rengin zenginleştirilmesini göstermektedir.
 



1 Temmuz 2022 Cuma

Review: Ulu Ağaç

mehmetcanyarar
Yılların en uzun halini yaşayan o ağaçlardan bir tanesinin tohumunun toprağa düşmesiyle bir öykü başlıyor. Kaleme alan kişi, dünyanın kendi çevresinde dönüşünü hissetmeden güneşe göre anlatıyor hikayeyi...
Kar yağıyor, bahar geliyor, bir çubuk yeşeriyor, bir tohum büyüyor. Sonra gür bir ağaç oluyor. O ağaç ormanın tepesine kadar uzanıp dünyayı izliyor. İzlediği dünyada kadınlar ve erkeklerin ayrı ayrı niteliklerini anlıyor. İnsanların dünyasındaki yarışı, yaşamı, savaşı görüyor.
Sonra yuva oluyor. Göçmen kuşlara ve sincaplara. Gövdesi üzerinde bir dünya kuruluyor.
Bir gün savaş çıkıyor, bekleyenler dibinde ağlıyor.
Bir gün aşıklar geliyor, altında aşkını ilan ediyor.
Günlerin geçtiği bir devirde, insanlar uçan kırlangıçların varlığını, doğan güneşi unuttuğu güne gelince yani günümüz yaşamına gelince o ulu heybetli ağacı alıp oradan bir "noel" süsü yapmaya Vatikan'a götürüyorlar. İşte burada bir sincab bir güvercin ve dökülen yapraklar ile mucizeye adımı gösteriyor bize yazar.

"Doğan güneşi kaçıran insanların, yeşil tapınağıdır ağaçlar. Altında emeklilik hayatı güdülecek dünyadır. Bir akan su bulup ayağını sokup, bir gölge bulup huzur için göç edilecek yerdedi ağaç. Bir tabutun çevresinde olması gereken değil, altında gömülüğ gidip, mezar taşı olması gerekendir ağaç."

Mucizeyi gerçekleştiren o küçük sincap, doğada bir dönüşün ilk adımıdır belki.

22 Haziran 2022 Çarşamba

Review: Görünmez Adam

mehmetcanyarar
Görünmez Adam

Görünmez Adam by H.G. Wells
My rating: 5 of 5 stars

Bilimkurgu alanında farklı bir tadı olan kitap ve o tadı diğer kitaplarına da bulaştırmış bir yazar ile geçirilmiş güzel bir vakit olarak nitelendirilebilir bu kitap.

Jules Verne gibi birisinden hayal dünyamızı geliştiren kitaplar okuyarak bir dönem geçirdikten sonra, bunun üstüne modern bilim eğitimini almış kişilerin okurken içindeki derinlikte kaybolacağı özellikler içeren güzel bir kitap. Görünmezliğin anlatımı sırasında, "cidden bu böyle" diyerek gidiyorsun. Sonra bir yerde "evet bunu yapınca saydamlık oluyor" derken, bu adam o dönemin bir simyacısının anılarını anlatmış diyorsun.

Her bölümünde farklı bir durum olan kitapta bir de psikolojik yön var. Bilimsel olarak görünmezliği elde etmiş bir birey için, dünyadaki gücü ve o güç zehirlenmesinin meydana getireceği değişim nedir? Başta en ufak bir zarar verme isteği olmayan bir bilim insanının, korku imparatoru olma güdüsünü tetikleyen ve içgörüsündeki o kaybı/değişimi sağlayan olay nedir?

Güzel soruların eseri bir kitap.


View all my reviews

8 Haziran 2022 Çarşamba

Profesyonel olmadan tanımlamak: #İstatistik 2

mehmetcanyarar

Korelasyon ve Regresyon Formülü
Bir seri yapmak için başladığım ilk yazıda " Profesyonel olmadan tanımlamak: İstatistik " başlığını kullandım. O yazıda genel hatlarıyla istatistikten bahsetmiştim, okuduğumuz bir metne/analize bakınca ne göreceğimiz konusu tartıştım.

Yazının devamı olarak ikinci bir yazı yazıp kendime bir not oluşturmak istedim. Bu yazıda temel istatistik analizleri içeren metinlerde, anlamlılığı belirtmek için sürekli karşımıza çıkan ve harfler ile simgelenen o değerlerin ne anlama geldiğini ve ne zaman bizler için anlamlı oldğunu aktarmak istiyorum.

Hipotez; ilk tanım olarak bilimsel düşüncenin temelindeki kelimeyi paylaşmak istiyorum. Temeli olarak değerlendirmenin en önemli nedeni, akıldaki sorudan gerçekliğe giderken geçişi sağlayan önerme olmasıdır. Kitabi tanıma göre; bilimsel bir yöntem içinden nedenler ve olaylar arasında ilişki kurmaya yarayan önermedir. Bu önerme sınanabilir bir niteliktedir. Bu sınanma, sürekli gerçekleştirlebilen, farklı kişiler tarafından yapılınca aynı sonuç elde edilmesi ile teori olarak adlandırılır ve geçerlilik kazanır. 

Hipotezin ortaya atılması ve sınanmasıyla elde edilen iki sonuç bulunur:

  • H0 hipotezi; varsayılan değişkenler arasında istatistiksel bir farklılık bulunmaması durumunda saptanan önermedir.
  • H1 hipotezi; varsayılan değişkenler arasında anlamlı bir ilişki saptanması ile oluşturulan hipotezdir. Bilimsel yöntemler ile sınanıp geçerliliği saptanmıştır.

Veri, bir konu hakkında elde edilmiş her bilgi parçacığına verilen isimdir. Elde edilen veriler ise istatistiksel değerlendirme içerisinde farklı gruplar altında incelenmektedir. Bu gruplar:

  • Kategorik veri; kalitatif (nitel) veri olarak toplanan verilerdir. Bu veriler üzerinde işlem yapılamaz, nesnel özellikleri içerirler. Bu durum verinin sahip olduğu nitelikleri yani sıfatları içerir. Kendi içinde iki grupta incelenir:
    • Nominal veri; kategori içerisindeki verilerin sınıflandırılması ile elde edilen verilerdir. Hiyerarşik yapı içermezler. 
    • Ordinal veri; anlamlı bir sıralamaya ve hiyerarşik yapıya sahip verilerdir.
  • Kantitatif veri; numerik değerleri içeren, üzerinde aritmetik işlemler yapılabilen bilgi parçalarıdır. Bu grupta kendi içinde dört grupta incelenmektedir.
    • Kesikli sayısal veriler; "discrete" verilerdir. Buradaki veriler genellikle tam sayı gibi, sonsuz ya da sonlu ama sayılabilir nitelikteki verileri içerir.
    • Sürekli sayısal veriler; "continious" verilerdir. Bu veri türü ise kesirli verilerdir. Veri seti içerisinde sonsuz değer alabilen veriler olarak karşımıza çıkarlar.
    • Aralıklı sayısal veriler; "interval" verilerdir. Dağılım içinde belli aralıkların eşit bölümlenerek temsil edilmesidir.
    • Oranlı sayısal veriler; "ratio" verilerdir. İki nitelik arasındaki oranın ortaya konulduğu veri türüdür. Lakin bu veri grubunda 0 değeri yokluğu gösterir. 

Bir gruba ait verilerin tanımlanmasına yönetil analiz yapıldığında verilerin dağılım şekilleri hakkında bilgi edinme imkanı olur. Verilerin düzenli ve simetrik dağılımı olan "Skewness" yani normal dağılım ile veri dağılımındaki simetrinin tam olmadığı "kurtosis" yapısı meydana gelir. Elde edilen verilerin ayrıntılı incelenmesiyle bazı tanımlayıcı ölçütler saptanır.

  •  Yer gösteren ölçütler
    • Aritmetik ortalama; tüm verilerin toplamının, veri sayısına oranıdır.
    • Ortanca (Medyan, median); verilerin büyüklük sıralamasının ortasında bulunan değerdir.
    • Tepe değer (Mod, mean); en çok tekrarlanan değerdir.
    • Oran (Ratio); iki veri çeşiti arasındaki orantısal dağılım veya yüzdeliktir.
    • Çeyrekler (Quarter); verilerin dağılımı sırasında dört eşit parçaya bölen değerlerdir.
  • Yaygınlık ölçütleri
    • Standart sapma (SD); dağılım içindeki bir değerin ortalamaya ne kadar uzaklıkta olduğunu gösterir. Bu değerdeki artış, veri setinin yaygınlığını gösterir.
    • Standart hata (Standart Error Mean SEM); örnek ortalaması ile toplum ortalaması arasındaki tutarlılığın tahminine yarayan ölçümdür. 

Simetrik bir dağılım içindeki Standart sapmaların dağılımının bir başka ölçümü de percentil eğrisinin oluşturulmasıdır. Toplum içindeki simetrik dağılımın %68,26'sı ortalamaya yakınlı ile +/-1S percentil içinde temsil edilir. %95,44'ü +/-2SD iken %99,74'ü ise +/-3SD içinde yer alır.

Stardart sapma ve Percentil

Her veri türü için kullanımı ideal olan bir merkezi eğilim ölçütü mevcuttur. Bunları sıralayacak olursak:

  • Nominal veriler için mod kullanılır.
  • Ordinal veriler için medyan kullanılır.
  • Normal dağılım yapan sayısal değelerler için aritmetik ortalama kullanılır.
  • Normal dağılım göstermeyen sayısal değeler için medyan kullanılır.

23 Mayıs 2022 Pazartesi

Bir Çizgi Dizi, Bir Öğreti, Bir Analiz

mehmetcanyarar

2. sezon 19. bölüm Guru
Çizgi dizilerden öğrenecek çok şeyimiz var. Bu durumların bazıları içimizdeki dengenin nasıl olabileceği bile olabiliyor. Benim de severek ve defalarca izlediğim, her bölümünde farklı bir yer yakaladığım bir çizgi dizinin, bir bölümününden bir kısım paylaşmak istiyorum.

Avatar Aang yani Son Hava Bükücü'nün bir bölümünün analizini yapmak istiyorum.

Sezon 2, bölüm 19 yani "Guru" bölümünde Kuzey Hava Tapınağı'nda bulunan ve Aang'in avatar formasyonuna geçmesini sağlayacak durumun kontrolünü anlattığı bölüm.

Guru Patik yani Keşiş Gyatso'nun arkadaşı ile buluşma zamanı gelmiştir.  Bu buluşmada döngünün devamı için Aang'e kendini kontrol etmeyi öğretiyor. Bende buradaki metaforlar üzerine paylaşım yapmak istiyorum.

  

 

Çakralar ve dağılımları

Dengenin tanımı olarak çakralardan bahsettmektedir. Bu da içimizdeki akışı simgeler. Bu akış, 4. boyutun içinde sıkışmış olan bizlerin içindeki akışın temelini belirtir. Bizim içimizdeki o akışta bir zaman deneyimi olarak düşünülebilir. İnanışa göre temelde 7 çakra mevcuttur. Bu çakraların kontrol edilmesi hayatı dengeler.

1. Toprak çakrası, Kök Çakra: hayatta kalmayı tanımlar. İnsanın korkularını, hayata tutunması için stres meydana getiren o temel durumu hissettiği yerdir. Buradan öğrenilecek temel şey, dengeli stres, yaşamın idamesinde gereklidir. Korkadan yaşanmaz.

2. Su çakrası, Sakral Çakra: zevk almayı tanımlar. Ruhtaki suçluluklar, insanın içindeki deneyimlerin karamsarlığa çekilmesini, durmadan analiz edip o karanlık anlarda saplanmayı ve tekerrür içine girmeyi sağlar. Var olan durumun kabul edilmesi, hataların tanımlanması ve insanın kendi affetmesi, anı yaşamayı ve hayattan zevk almayı sağlar.

3. Solar Pkeksus, Ateş çakrası: mide seviyesinde bulunur. İradenin temelini simgeler. İrade bizim için süper egodan gelmektedir, ilkel benliğimiz ile çatışmanın temelini gösterir. İçimizdeki utanmaları hissederiz. Öz benliğimizi kabul etmek ve ilkel tarafımızla barışmak, irademizi kontrol etmenin temelini oluşturur.

4. Kalp Çakrası: bedenin ortasında bulunan sevgi çakrasıdır. Buradaki tıkanmanın temelini içimizdeki keder oluşturmaktadır. Sevgimizin kırıldığı, içimizde bir yerde kaybettiğimiz bir şeyi hissederiz. Ancak keşfetmemiz gereken en temel şey, sevginin aslında içimizden geldiğidir.

5. Ses çakrası: boğazda bulunur ve gerçekleri tanımlar. Kendimize, varlığımıza karşı dünyaya verdiğimiz açıklamalar yani kendimize söylediğimiz yalanlar ile burada tıkanır, kalırız. Kendimize dürüst olmak buradaki adımı çözmeyi sağlar. Varlığını olduğun gibi kabullenmek iç huzuru sağlar.

6. Göz Çakrası: Alnın ortasında bulunan ve dünyayı kavramaya yarayan çakradır. İnsan zihninin sınıflandırmalar içinde sadece ayrıştırıcı olması ile tıkanır. Evreni bir bütünün parçası olarak değerlendirip, o parçaların birlikte güzel olduğunu anlamak ve bütüncül davranmak dünyayı, hayatı ve evreni kavramayı sağlar.

7. Taç Çakra: Düşünce çakrası, başın tepesinde yani taçta yer alır. İnsanın varlığı ile fiziksel dünya üzerindeki halinin değerini algıladığı alandır. Ruhun, duyguların değerini yitirip, materyalist bir durumda kalmayı, biriktirici ruhu yaşamak düşünce akışını körleştirir ve tıkar. Sahip olunan değerlerin, fiziksel bir materyalden öte olduğunu ve duygusal değerlerin hepsinden üstün olduğunu fark etmek içimizdeki düşünce dünyasında dengeyi sağlar. İnsanın kendi varoluş amacını tanımlaması, huzura atılan en önemli adımdır.


Tüm bu anlatılanları aslında insanın kendi felsefesi içinde tanımlamak mümkün. Bunu da aslında kendimizi tamamlamaktaki yol haritası olarak değerlendirecek olursak bu konu üzerine geliştirilmiş en önemli çalışma Abraham Maslow tarafından oluşturulan ihtiyaçlar piramidi olarak düşünülebilir.

Maslow İhtiyaçlar Piramidi
İnsanın varlığını sürdürmesi için hayatta kalması gereklidir. Bu durum bizim için piramidin ilk basamağını fizyolojik ihtiyaçlar temsil etmektedir. Buradaki değerler beslenme, uyku, cinsellik ve sağlık olarak değerlendirilebilir. Bu basamak ile birinci ve ikinci çakra arasındaki ilişkiyi karşılaştırabiliriz. En basit amaçla yaşayacak insanın hayatta kalacak yeterliliği ve bu süreçte kendini mutlu edecek küçük zevkleri aradığını görürüz.

Güvenlik konusunun içinde aile, çevre, mülkiyet ve ahlak vardır. İlkel benlik ile sahip olma iç güdüsü sayesinde hayatımıza dahil olan, süper egomuz ile dengesini sağlayamaya çalıştığımız yerdir. Bu da üçüncü çakrayı düşündürmektedir.

Piramidin sonraki basamağı ait olma ve sevgi ihtiyacının belirlendiği basamaktır. Burada Maslow; aile, arkadaş, mahremiyet üzerine gider. Dördüncü çakra olan kalp çakrası, sevginin tanımı gibidir, piramidin bu basamağı ile doğrudan ilişkidir. 

Dördüncü katta değer ihtiyaçları vardır. Başarı, özgüven, saygınlık bu seviyedeki durumdur. Bunu elde etmek için kendini tanımak, önemli özelliklerini geliştirmek ve iç dengeyi sağlamak gerekir. Bu durum altıncı çakra yani göz çakrası ile ilişkilidir. Konumu itibariyle bizi diğer canlılardan ayıran prefrontal korteksin simgesi gibidir.

Piramidin en üstüne çıkmayı başarınca kendini gerçekleştirme sağlanmış olur. Önyargılarından sıyrılmış, erdemli bir birey, yaratıcı, içten ve hakikatleri savunan bir kişilik oluşur. Dengenin sağlandığı yerdir. Yedinci çakra olan taç çakra, evrensel bütünlüğün sembolüdür, dengeyi, erdemi, ön yargılar, ayrıştırıcılar yerine bütünleştirici yaklaşımı savunur. 


9 Mayıs 2022 Pazartesi

Melatonin'e Bilimsel Bakış #Uyku

mehmetcanyarar

Bir makale üzerinden melatonin ve etkilerini anlatmak istiyorum.


Melatonin
bir hormon olarak insan bedeninde uyku ve uyanıklık arasındaki düzeni sağlar. Beynin ortasından salgılanır. Epifiz denilen bölgeden. Bu uyku ve uyanıklık düzeni yani insan bedeninin sirkadyen ritmi başlı başına bir dengenin ilk adımıdır. Bu denge içinde sizin kan basıncınız, stres faktörleriniz ve bazı ağrı bozukluklarını da taşımaktadır.

İnsan bedeni için uyku hormonu
Çalışma koşulları dünya genelinde farklılıklar gösterirken, biz insanların uyku düzenini bozacak çalışma koşulları içindeki değerlendirmesini tariflemek istiyorum.

Shift düzeni ile yapılan ve hemşirelerin takip edildiği bir çalışmadan bahsedeceğim (1).

Haghighi ve arkadaşları (1) tarafından gerçekleştirilen ve döngüzel düzende yani shift şeklinde vardiyaları bulunan hemşirelerin takip edildiği bir çalışmadan bahsedeceğiz. Çift kör ve plasebo kontrollü gerçekleştirilen bu çalışmada, yatmadan 30 dakika önce 5 mg melatonin alan kişilerin;

  • Uyumaya geçiş süreler
  • Uyanma sayıları
  • Uyku süreleri

karşılaştırılmıştır. Gece çalışması yapan bireylerde toparlanma durumu araştırılmıştır. Bu çalışmada shift şeklinde çalışan 86 kişi değerlendirilmiştir. Ortalama yaşları 30 olan ve %80'i kadınlardan oluşan bu çalışmada saptanan sonuçları sıralamak gerekirse:

  • Uyku başlangıcındaki gecikme süreleri; normal döneme göre melatonin alanlarda anlamlı ölçüde daha kısa bulunmuş.
  • Normal uyku süresi 450 dakikalarda iken melatonin alan bireylerde bu süre ortalama 392 dakika ve plasebo alan bireylerde bu süre 372 dakika olarak ölçülmüştür. Gruplar arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır. 
  • Uyanma sayısı üzerine yapılan karşılaştırmalarda ise her grup için bu sayı ortalama 5.1 olarak bulunmuş ve fark gözlenmemiştir.
  • Ancak katılımcıların 1 gecelik melatonin kullanması plasabe grubuna göre uykuya dalmayı kolaylaştırmış ve uyku kalitesini anlamlı ölçüde yükseltmiştir.

 Not: ilgili tabloya ulaşmak için tıklayınız.

Shift döngüsü içinde çalışmak bireylerin uyku ve uyanıklık dönemini değiştiren bir durum olduğu için normal bir çalışma düzenine göre uyku kalitesini etkilemektedir. Bu konu üzerine yapılan bir başka çalışma ise Liira ve arkadaşlarının çalışmasıdır (2). Bu çalışma yayınlanmış randomize kontrollü çalışmalardaki farmakolojik ajanların karşılaştırılması şeklinde gerçekleştirilmiştir. 15 farklı çalışmanın incelendiği bu çalışmada, 718 katılımcı üzerinde analizler yapılmıştır. 

Bu çalışmalar temelde iki farklı madde üzerinde yoğunlaşmıştır. İlk olarak normal beden içinde yer alan melatonin ve ikinci olarak hipnotik etkileri ile uyku problemlerinde kullanılan diğer ilaçlar üzerinde araştırmalar yapılmıştır.

Çalışmanın sonucunda 1 ile 10 mg arasında değişen dozlarda kullanılan melatonin için alımı sonrasında shift şeklinde çalışanlarda gün içi uyumayı arttırdığı, ancak dozlar arasında yanıt farkı olmadığı gözlenmiştir. 

Farmakolojik ajanlar üzeirne yapılan karşılaştırmada ise uyanıklık süresini uzattığı, psikomotor destek sağladığı görülmüştür. Bu karşılaştırmalar, melatonin kullanımın uyku süresi üzerine etkisi olduğunu göstermiş ancak diğer parametreler üstüne etkisini tam gösterememiştir. 

Wright ve arkadaşları taraından gerçekleştirilen ve melatonin'in etkisi ve nöropsikolojik durumu üzerine yapılan araştırma (3); çift kör olarak gerçekleştirilmiştir. Plasebo kontrol grubu ve tedavi grubuna 3 gece ardışık olarak 5 mg melatonin kullanımı gerçekleştirilmiş ve uyku kalitesi, yorgunluk, uyku süresi üzerine ölçümler yapılmıştır. Çalışmaya katılan 15 acil servis doktorunun 12'si erkekti.

Ardışık günler üzerine yapılan karşılaştırmada; 

  • 1. gün: Melatonin grubunun uykuya dalış süresi plasebo grubundan uzun sürdü. Ortalama uyku süreleri yaklaşık aynı iken, melatonin kullanan grupta gece uyanma sayısı daha fazlaydı.
  • 2. gün: Melatonin grubunun uykuya dalış süresi daha kısa iken, uyku süresinde artış görüldü. Melatonin grubundaki bireylerde erken uyanma görülmedi.
  • 3. gün: Melatonin grubunda uykuya dalış süresi plasebo grubundan uzun sürdü, gece uyanma sayıları iki grup arasında farklılık göstermezken, plasebo grubunun %7'sinde erken uyanma durumu görüldü.

Bu çalışmada acil serviste çalışan doktorların shift sonrası uyku öncesi melatonin kullanmasının uyku kalitesi, kognitif fonksiyonları ve gerginlikleri üzerine etkisi olmadığı görüldü.


Kaynak:

1. Pouryaghoub G, Yazdi Z. Efficacy and hypnotic effects of melatonin in shift-work nurses: double-blind, placebo-controlled crossover trial. J Circadian Rhythms. 2008;6:10. Published 2008 Oct 29. doi:10.1186/1740-3391-6-10

2. Liira J, Verbeek JH, Costa G, Driscoll TR, Sallinen M, Isotalo LK, Ruotsalainen JH. Pharmacological interventions for sleepiness and sleep disturbances caused by shift work. Cochrane Database Syst Rev. 2014 Aug 12;(8):CD009776. doi: 10.1002/14651858.CD009776.pub2. PMID: 25113164.

3.Wright SW, Lawrence LM, Wrenn KD, Haynes ML, Welch LW, Schlack HM. Randomized clinical trial of melatonin after night-shift work: efficacy and neuropsychologic effects. Ann Emerg Med. 1998 Sep;32(3 Pt 1):334-40. doi: 10.1016/s0196-0644(98)70010-1. PMID: 9737496.

 

1 Mayıs 2022 Pazar

İstatistikler Başlığında Ölüm

mehmetcanyarar

Biz canlılar için hayatın doğal ritminde bazı "köşe taşı" noktaları mevcuttur. Bu noktalar içinde hayatımızda başlangıçlar, dönüşler, bitişler gerçekleşir. Bu yazımda o dönüm noktalarından bazılarına hem geleneksel, hem sanatsal hem de bilimsel bakış açısı altında değinmek istiyorum.

Devinimin en hızlı akışı içinde "hayat" bize verilmiş mucize ile başlıyor. Bir döllenme olayında, dünyadan aya yürüyen "sperm" ile seçilimin ilk hamlesi başlarken, yumurtanın dışındaki o çelik katman olan "zona pellucida" yı delip içeri girişi, orada yeni bir hücre çekirdeği, sonra hücre, sonra hücreler ve katmanlar oluşturup, bir tüpün içinden rahmin içine geçip orada tutunması ile başlıyor bu macera. Maceranın her döneminde farklı bir dünya var. Daha yolun başında en ufak hata "nakavt" ile sonuçlanıyor. Yoldaki sorunlar kusurlar doğuruyor ve zamanı geldiğinde "sağlıklı bir bebeğin" dünyaya gelmesi dediğimiz olay gerçekleşiyor. Annenin yaşından, babanın beslenme düzenine varıncaya kadar değişen bu denklede, anne karnından sağlam çıkan bebek oranı %97 olarak hesaplanmıştır. Hayatın ilk savaşı burada verildi.

Şimdi ise istatistiklerin %100'ü verdiği ikinci kısım üzerine konuşmak istiyorum: "ölüm".

Ölümü Hatırla

 

Memento Mori

Latinceden köken alan bu deyiş, her inanç sistemi içinde farklı bir nüans ile hayatımızda, çünkü ilelebet var olacak olan tek gerçeği simgelemektedir. Bu kelimeler: "ölümü hatırla" sözcükleri ile dilimize çevrilir. 

Antik çağlardan Democritus, Platon, Aristo'ya varan bu düşünce, Eski Ahit'ten bir pasajla Yahudilik içinde; "Bilgece bir yüreğe sahip olmak için günlerinizi saymayı öğrenin" şeklinde yer almaktadır. İncil'in sayfalarında geçen "Respice post te. Hominem te memento" kelimeler bize, insan olduğumuzu unutmamamız gerektiğini ve ölüme varıncaya kadar kendimizi hatırlamamızı, faniliğimizi hatırlamamızı öğütler.

Belki döneminde tartışmaya neden olsa da, hepimizin unutmaması gereken bir ayetin yer aldığı Zincilikuyu Mezarlığı'nın kapısı önemli bir hatıradır. "Her canlı ölümü tadacaktır."

Her dinin, inanç sisteminin, felsefi akımın ve bilimin yegane ortak görüşü "ölüm" iken, farkındalığın temelini de bunun oluşturması gereklidir.

Şimdi bir de bilimsel olarak bakalım, hem modern söylemler hem de istatistikler üzerinden inceleyelim:

Ölüm kesin sonuç ise bu sonucun matematikteki karşılığının %100 yani 1 olarak kabul etmemiz gereklidir.

Ülkemizdeki istatistikler üzerinden gidelim (2019 TUİK verilerine göre):

1 (ölüm)=
  37/100 ( kardiyovasküler hastalıklar) + 18,4/100 ( kanserler) + 12,9/100 (solunum sistemi hastalıkları) + 3,7/100 (kazalar ve yaralanmalar) ve diğerleri

Yukarıdaki denklemin sağı ve solu arasındaki denkliğin tek bir noktası var, solu değişmez iken sağını biz belirleriz. İşte sağdaki nedenleri istediğimiz yere de kaydırsak, sonucun değişmeyeceğini bilerek yaşadığımız sürece farklı bir olgunluk bizi bekler. Belki spor yaparız, sağlıklı yaşarız, daha az kalp hastalığı olur, daha az kanser ama bu size ölümün farklı bir nedenden (hiç bir karşılığı olmasa bile hücresel yaşlanmadan) doğmayacağı gerçeğini geride bırakmamaktadır.

Şimdi geriye kalan bir soruya verilen cevaplardan bahsetmek istiyorum:

"Ölmeye yaklaşan insanların son pişmanlıkları" şeklinde yazılmış, araştırılmış onlarca metin arasında ortak bir başlıktan bahsetmek gerekli.

Sevgi dolu bir ayrılış öncesinde, ayrılıp gidenin en büyük beş pişmanlığı üzerine yapılmış bir çalışmada, onlara eşlik eden palyasyon hemşirelerinin gözlemleri;,

  1. Beklentilerin içinden sıyrılıp, içimden geldiği şekilde yaşasaydım.
  2. Daha çok çalışmamayı dilerdim.
  3. Hislerimi daha çok ifade etmeyi isterdim.
  4. Dostlarım ile daha çok temas içinde olmak isterdim.
  5. Kendimi daha çok mutlu etmek isterdim.

Belki de bireysel yani "İndividualist" bir yaklaşım içinde varlığın önce kendinden geçtiğini fark edip, mutluluğun sadece çalışmakta ve başkaları üzerinden geçmediğini anlamanın geç bir zamanı olmuş bu bilgileri bize aktaranlar için. Ancak hepsinin ortak bir noktası var; paylaştığın zaman ve sevdiğin zaman içinden geçenler ile değerli. 

30 Mart 2022 Çarşamba

Review: Zaman Argonotları

mehmetcanyarar
The Chronic Argonauts The Chronic Argonauts by H.G. Wells
My rating: 5 of 5 stars

Bu seride okuduğum 2. kitap olarak hoşuma giden bir öyküdür. Zamanın çok çok gerisinde, ileri derecede büyük bir hayalin peşine anlatılan önemli hayalleri anlatmaktadır.
Zamanın ötesini, bundan yaklaşık 2 asır önce bugünleri hayal ederek farklı bir boyutu tanımlamış olması, teolojik bir devinimden sanayi ve teknoloji ötesi bakış açılarını hissettirmiştir.

Kitaptan bana kalan en güzel hediye ise "anakronik" tanımıdır. Zaman ve mekandan bağımsız olarak
gerçek anın dışında bir bakış açısı ortaya koymaktır.

H. G. Wells; 19. yüzyılın sonunda doğmuş ve 20. yüzyılın ilk yarısında yaşamıştır. Kattığı bakış açısıyla Jules Verne gibi bilim kurgu alanında önemli bir yapı taşı olarak düşünülmelidir. Teknolojiden öte, teknolojinin toplumsal etkilenimleri üzerine spekülasyonları ile bizi etkilemektedir.

View all my reviews

22 Şubat 2022 Salı

Pandemi İçin Açıklanan Son İlaç: #molnupiravir

mehmetcanyarar
Pandemi döneminin 2. yılında Sağlık Bakanlığı tarafından hastalığın yönetimi üzerine yayınlanan klavuzun son güncellemesi ile hayatımıza giren bir ilaç olarak "Molnupiravir" kullanılmaya başlandı. Ben de bu ilaç hakkında toplamaya çalıştığım bilgileri paylaşmak üzere bir blog yazısı yazmak istedim.

Öncelikle ilaç Lagevrio isimli ticari ismi ile patentlenmiş, Avrupa İlaç Ajansı taraından listelenmiştir. Bu komite tarafından 2021 yılının kasım ayında öneri listesine alınmıştır. Tanının konulmasından ve semptomlar başladıktan sonraki 5 gün içinde kullanılması önerilmektedir. Kapsül şeklinde olan ilacın günde iki kere alınması öneriliyor. Ayrıntılar için...

Klinik çalışmalar ve bulgular:

Faz 1 çalışması; çift kör olarak yapılan bu çalışmada 130 katılımcıda doz yönetimi incelenmiştir. 5,5 gün boyunca günde tek doz 1600 mg alımının tolere edilebilir düzey olduğu saptanmıştır. Artan dozlarda baş ağrısı ve ishal en sık rastlanan semptomlar olarak saptanmıştır.

Klinik çalışmaya ulaşmak için...

Faz 2 çalışması;  randomize çift kör olarak gerçekleşen bu çalışmaya 202 kişi dahil edilmiştir. 200, 400 ve 800 mg'lık dozların günde iki kere alımının etkileri incelenmiştir. Bu hastalara 3-5-7-14-28. günlerde Covid PCR testi yapılmıştır. 800 mg'ın günde 2 kere alınması sonrasında 14. ve 27. günlerde viral RNA miktarını azaltmada plasebo grubuna göre üstün bulunmuştur. 

Klinik çalışmaya ulaşmak için...

Bir başka Faz 2 çalışması ise hastalığı ağır seyreden COVİD-19 hastaları üzerinde yapılmıştır. 96 katılımcı izlenmektedir. Bu çalışmanın sonuçları henüz yayınlanmamıştır.

Faz 3 çalışması, 18 yaşından büyük 1850 kişinin katıldığı bir çalışma olarak başlamıştır. Hafif ve orta düzeyde hastalıkları bulunan ve son 5 gün içinde  PCR testi pozitif olarak saptanan hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. Bu hastaların 775'i üzerinde yapılan çalışmada, hastane yatışını ve ölüm oranlarını %50 oranında düşürdüğü görülmüştür. Özellikle varyant olarak karşımıza çıkan gamma, delta ve mu üzerinde daha etkin sonuçlar meydana getirdiği görülmüştür. 

Klinik çalışmaya ulaşmak için...

Üst solunum yolu bulguları, ateş ve hipoksi bulguları ile gelen veya pnömoni bulguları bulunan orta düzey hastalar üzerine yapılan bir çalışma ise Hindistan'da gerçekleştirilmiştir. 800 mg ilaç dozunu günde 2 kere kullanan hastalarda 5., 10., 14. günlerde hastalığa üstün olarak bulunmuştur. 

Klinik çalışmaya ulaşmak için...

Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan klavuza göre;

PCR ile doğrulanmış, hafif ve orta seyirli hastalarda semptomların ilk 5 gününde hastalığın ağırlaşma riskini engellemek amaçlı kullanılması önerilmektedir. Aşılama durumuna bakılmaksızın aşağıdaki grupların kullanması önerilmektedir.

  • 65 yaşından büyük olanlar
  • Primer immün yetmezlik hastalığı olanlar
  • Son bir yıl içinde bir kansere bağlı kemoterapi alanlar
  • Hematolojik bir kanser hastalığının varlığı
  • Son 6 ayda radyoterapi almış kişiler
  • Organ nakli yapılmış kişiler
  • Kemik iliği nakli yapılmış kişiler
  • Aktif AİDS hastaları
  • Son bir yıl içinde akıllı ilaç (Rituksimab) kullanmış kişiler

12 Şubat 2022 Cumartesi

Review: Uysal Kız

mehmetcanyarar
Uysal Kız Uysal Kız by Fyodor Dostoevsky
My rating: 5 of 5 stars

Ayrıntıların içinde bir yerde uyumlu bir bakış açısı ve acizlik içinden çıkmaya çalışan bir gururlu kadın, diğer tarafta bir korku sonrasında kavgalar ve gururu ile devam eden ordudan ayrılmış bir subay...

Uzun bir öykü için farklı iki notayı bir arada tutan kişinin, aşkın gurur tanımadığını göstermekte, üstüne bir de geçmişi ile üstüne gelmesiyle çatışmanın içinde kalan bir kadının yaşadığı acziyeti hissetmeye başlıyor okuyucu. Bütün bu bunalım içinde burnundan kıl aldırmayan eski subayın o gurur dolu dünyası ile aşkın savaşı arasında gidip geliyordu.

View all my reviews

8 Şubat 2022 Salı

Review: Suçluyorum

mehmetcanyarar
My rating: 5 of 5 stars

Dönemin bir mektubu, sonrasında bir ihtiyarısı ve dini faşizmi karşısında "ilk aydın" ünvanı alan Emile Zola tarafından krala yazılmış olan bir mektubun yer aldığı kitap...

Kitabın her saygasında, farklı bölümlerinde, içinde geçen her kişinde farklı bir ihtiras ve yalanın, modern yargı tarafından nasıl kabul edilebilir bir gerçek halini aldığı görülmekte. Buna itirazla ilk ateşi yakan Emile Zola, krala durumu açıklayacak her kanıtı sunarken, arkasında bir azınlık sesi ve farklı aydınları da bulabilmiştir.
Sonucunda yarım ağız bir affediş ve yapılan hatadan geri dönmek için basit manevralar görülmektedir. Bir "Aydın" bakışı ve desteği ile halk içindeki bağnazlığa karşı ayakta duruşunun önemli bir timsali olarak sayırlara dökülmektedir.

View all my reviews

Review: Kürk Mantolu Madonna

mehmetcanyarar
Kürk Mantolu Madonna Kürk Mantolu Madonna by Sabahattin Ali
My rating: 4 of 5 stars

Türk Edebiyatı açısından önemli bir yer yazar olan Sabahattin Ali'nin önemli bir eseri olarak çoğu kişi tarafından okunmuş ve incelenmiş bir eser.

1940'lı yılların gazatelerinden sonra kitap haline getirilen ve ölüm döşeğindeki bir kişinin anı defterinde kaybolan satırların içinde Sabahhattin Ali resimleri görülmekte. Satırlar farklı bir arayışın kaynağını anlatıyor. Raif ve Maria Puder arasındaki farklı bir aşkın, gece yarısı birbirini gören iki insanın sonra rastlantı eserindne öte giden kesişmelerinde, kaderin etkisiyle ayrılmalarında devam ediyor.
Bir sır ve bir hastalık ile sonuca eren satırlar, bir başka rastlantı ile çözülüyor.
Kitabın içindeki akışın temelinde betimleyici niteliklteki güzel paragraflar, okuma tadını arttırsa da, öykünün modern dünyada klasik halini alması, sonuçlarının tahmin edilir kılmaya başlamış. Yazarın diğer kitaplarına kıyasla bir tık geride kaldığını düşündüğün kitaptır.

View all my reviews

18 Ocak 2022 Salı

Review: Zaman Makinesi

mehmetcanyarar
Zaman Makinesi Zaman Makinesi by H.G. Wells
My rating: 5 of 5 stars

Ütopik bir teorem olarak 4. boyut içinde seyehat ve bunun gerçekliğini nasıl ispat ederiz sorununun tartışıldığı farklı bir eser olarak karşımıza çıkıyor.

İnsan birbirine dik 3 ekseni içeren boyutun içinde ve hangi yöne dik olduğunu tabir edemediğimiz 4. boyutta bir hareket içinde ilerlerken, sıkışıp kaldığı evrenin tanımını yapmak konusunda başarılı sonuçlar ortaya koyamıyor. Hayal gücümüz ve mantığımız bize limitli bir bakış açısı sunuyor. Kitabın sayfaları arasında olası bir kırımda bizi neler bekleyebilir sorusu tartışılıyor.

Günümüzden binlerce yıl sonra dünya üzerindeki yaşamın nasıl olacağı konusu sadece bir hayalden ibaret. Bildiğimiz 10'dan fazla insan türünden elemine olarak gelen Homo sapienslerin, bundan binlerce yıl sonra devam eden evrim basamaklarında farklı türler için ilk adımı oluşturabileceğini de unutmamak gerekli. Yazar, günümüzden 8000 yıl sonra değişen insan kavramnını ve üretim ilişkisini kendi ütopik evreninde tanımlarken bize evrimsel bu farkındalığı çok güzel anlatıyor. Bizm 4. boyut içine sıkışan bakış açımızdan kurtulup, an dışındaki dünyada, yaşamsal döngüyü sorgulama yeteneğimiz; günümüz mantığında sadece "delilik" tabiri içerisinde yer alacaktır.

View all my reviews

13 Ocak 2022 Perşembe

Enerjinin Farklı Bir Türü: #Motivasyon

mehmetcanyarar


Potansiyen enerjinin kinetik enerjiye dönüşmesiyle, bekleyen durağan bir durumdan hareketin meydana gelmesi başlar. İnsan bedenindeki bu durumda, farklı formatlarda kendini göstermektedir. Mesela bir moleküle bağlı fosfor atomunda saklı olan enerjinin, bağın kırılmasıyla ısı ve kimyasal enerji olması, sonrasında tepkimelerde çeşitli sonuçlar doğurması bunun örneğidir. 

Kısa süreli bir enerji kaynağı olarak, motivasyon'dan bahsetmek istiyorum. Odaklanmış bir duruma karşı, hareket yeteneği meydana getirme gücü diyebiliriz. Güdü temelli bir durumdur. Bir noktaya karşı, bir fikre veya olgu içindeki duruma karşı odaklanmayı gerektirir. Davranışa geçecek canlının içsel veya dışsal güç kaynağı olarak düşünülebilir.

 

2007 yılında yayınlanmış olan bir çalışmada; David W Chambers tarafından kısa dönemli bir enerji olarak nitelendirilmiştir. Bu durum bir karar karşı veya durumun ilerlemesine karşı elde edilecek bir aktivite gücü olarak nitelendirilmektedir. Ancak Motivasyon Teorisi farklı kişisel zorlukların varlığını belirtmektedir. Bireysel bir öğrenim sonucunda, kişiselleştirilmiş yollar meydana gelmektedir. Bu da çeşitli yanıtların meydana gelmesini zorlaştırmaktadır.

Maslow'un Piramidi

Kişinin kendisini ilgilendiren durumlarda, odaklanması ve durum içerisindeki rasyonel kararlar vermesi gibi durumların temelinde ise Maslow'un İhtiyaçlar Piramidi yer almaktadır. Bu piramidin temelinde fizyolojik ihtiyaçlar yer almaktadır. Bir üst basamağı güvenlik sağlanmasıdır, kişinin kendisinin ve sağlığının korunmasını temel alır. Bu iki basamak hayatta kalma temelli olguların yönetildiği durumdur. Üçüncü basamağa gelindiğinde "sevgi" devreye girmektedir. Sosyal bir varlık olan insanın çevresiyle olan ilişkisinin sağlanmasını için arkadaşlık, aşk, aile gibi duygusal kökenli konular üzerinde ilerlemesi beklenir. Bundan sonra çevresi tarafından saygı gören, fikirleri dinlenen bir birey olup özgürlüğünü elde etmeye çalışır. Piramidin en önemli ve tamamlayıcı katmanı ise kendini tanımlama katmanı olarak beşinci basamağıdır. Hayatta kalmayı başarmış bireyin, içsel örgüsünde ve bireysel motivasyonunda ilerleyek yaşamı sorgulayan ve yaşayan  bir kişi haline gelişi görülür (2).

Depresyon, yani enerjimizi bizden çalan o önemli hastalığın temelinde de motivasyon kaybı mevcuttur. Bo Li ve Z. Josh Huang tarafından fareler üzerinde yapılan bir deneyde, hücre aktiviteleri ve motivasyon arasındaki bağıntı tanımlanmaya çalışmışıt. Fezf2 gen bölgesi aktif nöron takımları, beynin ön bölgesinde yer alıp, kritik bir rol oynayarak motivasyon için temel sinyallerin oluşumunu sağladığı düşünülmektedir. Farelere ödüller verilerek yapılan testlerde, bölgedeki aktivitenin arttığı görülmüştür. Tam tersi durumda, bölgedeki aktivitenin duraklatılması ise, farelerdeki hızı düşürmüştür. Ancak bu bağlantı hattı yani projeksiyonda meydana gelen değişim, bağımlılık oluşturmadan enerjiyi arttırdığını göstermiştir (3).

Motivasyon üzerine yayınlanan bu projeksiyon hattı, nöral yapı ve bölgedeki uyarı sistemi depresyon üzerine modern yaklaşımda farklı bir boyut katacak perspektifin ilk adımı olarak değerlendirilebilir. Diğer önemli noktası ise, bölgenin bağımlılık yanıtı oluşturmamış olmasıdır.

Motivasyon temelini anlatan Maslow üzerine yapılan önemli eleştirilerden bir tanesi de, teorinin insani özelliklerden öte, hayvansal içgüdüler temelinde yer almasıdır. Ancak teorinin ortaya çıktığı dönemin sosyoekonomik durumu ile birlikte düşünüldüğünde yaklaşım tutarlı görülmektedir. İnsanın ististna olduğunu unutmadan yaklaşarak teorinin kökenini yeniden oluşturmak gerekir. Bu konu üzerine 2017 yılında yayınlanmış çalışmada "Kendin Ol! Ben kim değilim?" vurgusu dikkati çekmektedir. Hayvansal içgüdünün temelinde hayatta kalma ve beslenme en temel durumu oluştururken, tek hedef sürünün devamlılığı olarak düşünülebilir. Bunun için doğru manevralar, üreme teknikleri, göçler gerekebilir. Ancak özgün insan beyni,  kendisine ait kişisel bir yolda ilerleyerek saygınlık elde etmeyi hedeflemektedir. Bireyin hikayesinin temelinde öznel niteliğinin varlığı yer almaaktadır. Bundan dolayı doğada sağ kalma temelli hayvansal içgüdüler yanı sıra, sağlığını koruyucu bireysel bilgisini ve insani niteliklerini geliştirmeyi hedefler (4).

Özgün insan ruhu, varlığının bir enerji döngüsüne borçludur. Bu döngünün bir yerinde fizyolojik ihtiyaçların, diğer tarafta nörolojik yönetim ile elde edilen psikolojik ihtiyaçların varlığı ön plandadır. Genetik yapımız, çevresel kazanımlarımız ve anatomik farklılaşmalarımız bizim içimizdeki kısa zamanlı odaklanmış güç oluşturan motivasyon durumumuz için en önemli faktörü oluşturmaktadır.


1. Chambers DW. Motivation. J Am Coll Dent. 2007 Summer;74(2):34-41. PMID: 18232579.

2. Maslow, A.H. (1943). "A theory of human motivation". Psychological Review. 50 (4): 370–396. CiteSeerX 10.1.1.334.7586. doi:10.1037/h0054346.

3. Deng H, Xiao X, Yang T, Ritola K, Hantman A, Li Y, Huang ZJ, Li B. A genetically defined insula-brainstem circuit selectively controls motivational vigor. Cell. 2021 Dec 22;184(26):6344-6360.e18. doi: 10.1016/j.cell.2021.11.019. Epub 2021 Dec 9. PMID: 34890577.

4.  Abulof, U. Be Yourself! How Am I Not myself?. Soc 54, 530–532 (2017). https://doi.org/10.1007/s12115-017-0183-0

7 Ocak 2022 Cuma

Modern Dünyadaki Evsel Üretim: Üç Boyutlu Yazıcılar

mehmetcanyarar

3 Boyutlu Yazıcı

Tarihi bir teknolojinin evlere yerleşmesiyle, üretimin kişiselleşmesi konusundaki geçişi izlediğimiz bir dönemdeyiz. Kompozit maddelerin eriyik halinde katmanlar şeklinde birleştirilmesi ve sonrasında nesnelerin üç boyutlu sekilde meydana getirilmesine imkan veren bu teknoloji 1980'li yıllardan bu yana hayatın içine girmiş olsa da, 2000'li yıllardan sonra bireysel kullanımda önemli bir yere vardı.

 Bu yazıda eğlenceyle kullandığım cihazın bireysel bir kullanıcı gözünden özelliklerini anlatmaya çalışacağım.

Öncelikle temelinde birkaç farklı teknolojik yapı içeren bu yazıcılar için iki önemli tipini anlatarak başlamak gerekli:

  • FDM tipi yani Eriyik Yığma Modellemesi adı verilen, filamentin eritilerek, katman (Layer) şeklinde adım adım eklenerek yükseltildiği ve sonrasında nesnenin elde edildiği modeldir. Bu baskı materyali yani filament, baskı kafası (ekstrüder) içinden geçerken ısıtıcı sistem ile eritilir. Baskı için istenen katman inceliği, baskı kafasının çıkışındaki kalibre ile elde edilir. Sonra yazıcı 3 eksendeki hareketi ile cismin oluşturulmasını sağlar. Baskı için kullanılan filament, diğer sistemelere daha ucuz bir ham madde olduğu için uygun fiyatlı baskı alma imkanı sağlar. Filamentler üzerinde yapılacak minimal değişiklikler ile farklı niteliklerde baskı alma imkanı olacaktır.
  • SLA tipi 3D Yazıcı
    SLA tipi yani Sterolitografi Cihazı, katmanlı inşa sisteminin bir diğer türü olarak karşımıza çıkmaktadır. Burada filament yerine reçine şeklinde sıvı bir materyal içerisinde hedeflenen bölgenin ışık, lazer ve UV teknolojisine sahip bir enerji kaynağı ile kürleme ismi verilen bir olayın gerçekleşmesi sağlanır. Bu sayede bölgedeki reçine katılaşarak meydana gelecek olan cismin şeklinin oluşması sağlanır.


Geleneksel yöntem olan FDM tipi yazıcılara göre, reçinelerrin pahalı olması ve sistemin daha pürüzsüz bir çıktı almsaını sağlayacak hassas üretim mekanizmasından dolayı, SLA tipi yazcıların üretimi daha pahalıdır. Genellikle daha profesyonel modellemelerde tercih edilmekte, özellikle medikal alanda kullanım örnekleri mevcuttur. 

3D yazıcılarda en çok tercih edilen materyelleri tanıtıcak olursak;

Katkısız olan maddeler

  • ABS akrilonitrit Butadin stirin maddesinin meydana getirdiği, en popüler filament yapılarından birisidir. Dayanıklılık yapısı yüksek olduğu ve baskı alması zor olduğu için hassas bir işleme gerektirmektedir. En çok tercih edilen ve diğer bir çok filamente üstün bir yapısı mevcuttur. Yüksek gerim ve sıcaklıklara dayanabilmektedir.
  • PLA polilaktik Asit'ten elde edilen ve evrensel olarak en çok tercih edilen polimer yapılarından birisidir. Üretimi kolay olması, aynı zamanda yapısının biyolojik olması nedeniyle kullanımda bir çok üstünlüğe sahiptir. Her yazıcı tarafından baskısı alınabilecek bir maddedir. Düşük baskı sıcaklığı, düşün çözünme, kokusunun olmaması, gıda ile temasta sorun çıkartmaması önemli özelliklerindendir.
  • PETG, polietilen tetrafolat yani dünyada en sık kullanılan plastik türü, su şişelerinin yapımında kullanılmaktadır. Bir çok sanayi ürünü, tekstil ürünü için ham madde olan bu materyalin 3D yazıcılarda kullanımı, glikol içermeyen PET türüne göre daha az kırılgan ve daha kolay şekil verilmesinden dolayı tercih edilir hale gelmiştir. PLA'dan dayanıklı, ısıdan kolay etkilenmesi nedeniyle de ABS'den daha kolay basılan bir materyaldir. Ancak yazıcı başlığına aktarım sırasında teknik değişimler gerektirebilir. En büyük dezavantaj ise nemden etkilenmesi olarak düşünülebilir, depolama şartları önemlidir.
  • Naylon, sentetik bir polimer olan, hafif ve bir çok sanayi ürününde önemli bir yer oluşturan güçlü bir filmanttir. Baskı içinde, sonrasında boyanabilir. Havadaki nemi emme özelliği nedeniyle depolanmasında sorunlar görülebilir. İşlevsel prototipler için ideal materyallerden birisidir.
  • FPE, esnek filamentlerin temenini oluşturan flex poliester yapılı maddedir. PLA grubuna göre daha yumuşak ve esnek yapıdadır. Bir filamentin içerisine eklenerek onun esnekliğini ve yumuşaklığını ayarlamada kullanılabilir. Yazdırılması kolaydır.
  • Kevlar yapılı filamentler yani poliklarbon yapılı, dayanıklı, sanayi tipi üretime imkan veren bir filmanet yapısıdır. İnovatif çalışmaların ve endüstriyel üretimin önemli yerini oluşturmaktadır. ABS gibi dayanıklı bir materyallerdir. Buna savunma sanayi, ulaşım sanayi gibi ağır ve gücün-dayanıklılığın önemli olduğu alanlarda kullanımından anlaşılmaktadır. Tabi materyalin yapısı gereği diğer türlerden daha yüksek maliyette olduğu net bir şekilde kendini göstermektedir.

Katkılı materyallerin ise genel özellikleri bakımından fiziksel ve kimyasal tepkimeleri kullanım esneklik, baskı sıcaklılığı, dayanıklılık ve maliyet gibi konularda değişim elde edilen materyallerdir. Özellike metalik yapılar elde etmek için çeşitli metal tozları (demir, bakır, bronz, gümüş) ile PLA birleşiminden elde edilen materyallerin işlem sonrasında küçük zımparalama yöntemleri ile metalik görünüm elde edilmesi, içerdiği antibakteriyel yapılar sayesinde medikal kullanıma imkan veren filamentler, iletkenlik niteliğinin katılması, ağaç-tahta yapısı eklenerek sanatsal bir yapının elde edilmesi bunlara örnektir. 

Bunun yanı sıra suda veya başka çözücülerde çözünme yeteneği kazandırılan bir grup filament ise destek filamentleri olarak kullanımda yerini almaktadır. Bu sayede modellemelerde daha stabil yapılar elde edilmektedir. 

TinkerCAD üç boyutlu ücretsiz modelleme yapmak ve bireysel kullanım için öneribileceğim web siteleri arasında yer almaktadır. Özellikle yeni başlayanlar için buraya tıklayarak ulaşabilecekleri ve ücretsiz kayıt olabilecekleri bir sitedir.

Ücretsiz modellerin idirilip direk baskıya verilebileceği bir diğer web sitesi ise thingiverse olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu site, bu alanda modelleme yapan kişilerin model yapılarını paylaştığı bir sitedir. Bunun yanı sıra çeşitli programlamlar ile yapılacak modifikasyonlu örnekleri, baskı alırken kullanılacak teknik ayarları da bulabilirsiniz.

İnovatif girişimlerin her alanda paylaşılabildiği bir web sitesi olarak sürekli takip ettiğim bir başka site ise: instructables , bu site içerisinde mekanik, mutfak, elektirik veya yaşam içinden bir çok örnek bulabilirsiniz. Bu örneklerin bir kısmında 3D printer kullanılırken, bir kategori olarak sadece yazıcılar ile yapılabilecek farklı projelerde sizlere örnek oluşturabilir.

Özlem Ekici, Personal Blogger Templates | Blog aa

Levla'nın Not Defteri - Kişisel Blog | Bütün Hakları Saklıdır | Copyright © | 2016 - 2022